Hangi Organ ve Dokular Bağışlanabilir?
● Organlar: Böbrek, karaciğer, kalp, akciğer ve pankreas.
● Doku ve anatomik yapılar: İnce bağırsak, deri, sağ ve sol bacak, sağ ve sol kol, kalp kapağı, kas dokusu, kemik, kıkırdak, kornea, tendon, üst sindirim yolu, üst solunum yolu, uterus, yüz ve saçlı deri.
Organ Bağışı Nasıl Yapılır?
● Organ bağışı iradesi resmî veya yazılı vasiyetle, iki tanık huzurunda beyanla ya da mevzuatta öngörülen elektronik yöntemlerle açıklanabilir.
● Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş il ve ilçe sağlık müdürlükleri, hastaneler, aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezleri gibi yetkili birimlerden organ bağış kartı alınabilir.
● Çevrim içi organ bağışı uygulaması, 15.10.2025 tarihinde e-Nabız üzerinden hizmete alınmış olup e-Devlet Kapısı ve e-Nabız üzerinden sunulan bağış işlemleri güvenli kimlik doğrulama ve iki aşamalı doğrulama ile yürütülür.
Bağışlanan Organların Kullanılabilmesi
● Ölüm sonrası organ bağışı beyanı verilmiş olması, her ölümden sonra organların kullanılabileceği anlamına gelmez.
● Ülkemizde vefat sonrası organ nakli, yoğun bakımda solunum cihazına bağlıyken beyin ölümü gerçekleşen ve organları tıbben uygun bulunan vericilerden yapılır.
● Beyin ölümü ve organların nakle uygunluğu tıbbi ölçütlerle değerlendirilir. Bağışlanan organların kullanılabilirliği, beyin ölümü sonrasında belirlenir.
● Beyin ölümü, beyin ve beyin sapına giden kan akımının tamamen durması sonucu tüm beyin işlevlerinin geri dönüşsüz olarak kaybedilmesidir.
● Beyin ölümünde, temel yaşamsal refleksleri yöneten beyin sapı fonksiyonları da kalıcı olarak sona erer. Bu nedenle beyin ölümü, koma ve bitkisel hayattan tıbben kesin olarak ayrılır.
Bağış Kararında Ailenin Rolü ve Gizlilik
● Bağış beyanları, kişisel verilerin korunması hükümlerine uygun olarak Sağlık Bakanlığı’nın merkezî sisteminde saklanır.
● Beyan, bağışçının belirlediği kişilere bildirilir; bu kişiler dışında beyin ölümü tespitinden önce açıklanmaz.
● Bağış kararının aileyle paylaşılması, kişinin isteğinin bilinmesi ve görüşme sürecinin kolaylaşması bakımından önemlidir. Usulüne uygun açıklanan bağış iradesi ile yakınların görüşü farklıysa bağışçının iradesi esas alınır. Böyle bir beyan bulunmadığında yakınların rızasına ilişkin kanuni sıra uygulanır.
Bağışçı Yakınlarına Tanınan Öncelik
● 2238 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi uyarınca organları başka bir kişiye nakledilen bağışçıların eş ve birinci derece yakınlarına, organ nakline ihtiyaç duymaları hâlinde acil hastalardan sonra öncelik tanınır.
● Bu önceliğin uygulanabilmesi için bağış beyanına ek olarak bağışlanan organın nakledilmiş olması gerekir.
Organların Alıcılara Dağıtılması
● Vefat etmiş vericilerden alınan organların dağıtımı, Sağlık Bakanlığı’nın Transplantasyon, Diyaliz ve İzlem Sistemleri (TDİS) üzerinden ulusal dağıtım kurallarına göre gerçekleştirilir.
● Kan ve doku uyumu, tıbbi aciliyet, yaş, klinik durum ve bekleme süresi gibi tıbbi kriterler esas alınır.
● Dağıtımda cinsiyet, ırk, dil, din veya ekonomik duruma göre ayrım yapılmaz.
Organ Bağışının Dinî Yönden Sakıncası Var mı?
• Büyük dinlerin çoğu organ bağışını onaylamakta ve desteklemektedir.
• Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 06.03.1980 tarihli ve 396 sayılı kararıyla, belirli şartların sağlanması hâlinde organ ve doku naklinin dinen caiz olduğunu açıklamıştır.
• Zaruret hâlinin bulunması: Hastanın hayatını veya hayati bir organını kurtarmak için organ naklinden başka bir tedavi seçeneğinin bulunmadığının, mesleki yeterliliğine ve dürüstlüğüne güvenilen bir hekim tarafından tespit edilmesi,
• Ölümün gerçekleşmiş olması: Doku ve organı alınacak kişinin bu işlemin yapılmış olduğu sırada ölmüş olması,
• Bağışçının veya yakınlarının rızasının bulunması: Kişinin sağlığında organ bağışına izin vermiş olması veya hayattayken aksine bir beyanı bulunmaması şartıyla yakınlarının rızasının alınması,
• Maddi karşılık gözetilmemesi: Alınacak organ veya doku karşılığında herhangi bir ücret talep edilmemesi,
• Alıcının rızasının bulunması: Organ veya doku nakli yapılacak hastanın bu işleme onay vermesi gerekmektedir.
Kur'an-ı Kerim'de de Mâide Suresi'nin 32. ayetinde şöyle buyrulmaktadır: “Kim bir canı kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur.”
Bu doğrultuda organ bağışı, dini açıdan belirlenen şartlara uygun olarak gerçekleştirildiğinde insan hayatının korunmasına vesile olan önemli bir dayanışma ve yardımlaşma örneğidir.